Camın Tarihi

Doğanın silis kumu, soda ve ısıyla yarattığı bir mucize olan cam,ilk keşfinden bugüne kadar insanların hep ilgisini çekmiş ve onları yaratıcılığa zorlamıştır.
 
Romalı tarihçi Pliny'e göre,Finikeli denziciler İ.Ö.5000 yılında camı tesadüfen keşfettiler.Anadolu'nun güney kıyılarında bir yerde kumsalda yemek pişirmek amacıyla ateş yakan denizciler,kaplarını ateşin üzerine oturtmak için taş bulamayınca gemilerinde yük olarak taşıdıkları soda bloklarını kullandılar.Ertesi sabah kalktıklarında küller arasıda parlayan saydam cam kristallerini gördüler.
 
Tarih boyunca,önce Mısır ve Mezopotamya,daha sonrada Roma ve Bizans 'ta üretilen cam,Orta Asya,Anadolu ve Avrupa'da da yaygın olarak üretildi.
  
17 ve 18'inci yüzyıllarda düzcam,üfleme tekniği ile üretilen cam silindirlerin üfleme çubuğundan kurtarıldıktan boylamasına kesilmesi ile elde ediliyordu.Bu yöntem 19.yy basınçlı hava ve cam silindirin yeniden ısıtılarak düzleştirilmesi ile geliştirilmiş;yüzey parlatma teknikleri ile sırasıyla su,buhar,elektrik gücüyle kolaylaştırılmış;19.yüzyılın sonlarında geliştirilen çekme cam teknikleri ile de yaygınlaşmış ve ucuzlamıştır.Ancak 1960'larda keşfedilen"float"(yüzdürme)tekniği,cam üretiminde gerçek bir milat olarak kabul edilebilecek bir devrim yaratmıştır.Kalay eriği üzerinde yüzdürülen cam hamurunun kalaydan önce katılaşmasıyla oluşan kusursuz,pürüzsüz ve paralel yüzeyli float cam,ikincil işlemler içinde mükemmel bir altyapı oluşturmuştur.